MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı .... vekili Avukat ... tarafından, davalı..... aleyhine 19/01/2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında kablolarına verilen zararın ödetilmesi için başlatılan ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/5534 Esas no'lu icra dosyasına borçlunun yaptığı itirazın iptalini istemiştir.
Davalı gerek icra dosyasındaki itirazında, gerekse eldeki dosyada, tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zarar veren firma ile davalı işveren arasındaki sözleşmenin iç ilişkiyi ilgilendirdiği, üçüncü kişileri bağlamayacağı, ayrıca idari kurumlarda zamanaşımının yetkili kurulca dava açılması için olur verilmesiyle başlayacağı, zamanaşımı süresi içinde davanın açıldığı, zararın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Haksız eyleme dayalı tazminat davalarında olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/1. maddesine göre öngörülen zamanaşımı süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren bir yıldır.
Dosya kapsamına göre; davalı tarafça 20/10/2004 tarihinde hasar tesbit tutanağı düzenlendiği, tutanakta zarar verenin .... olduğunun belertildiği, icra takibinin 24/04/2009 tarihinde başlatıldığı, davalı-borçlunun yasal süresi içinde sunduğu borca itiraz dilekçesinde aynı zamanda borcun zamanaşımına uğradığını da belirtiği, itirazın iptali davasında da aynı itirazları ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Şu halde; davacı kurum, zararı ve faili hasar tutanağının düzenlendiği tarihte öğrenmiştir. Davalı da süresi içinde icra dosyasında zamanaşımı definde bulunmuştur. Hasar tutanak tarihi ile icra takip tarihi arasında bir yıldan fazla süre geçmiş olup alacak zamanaşımına uğramıştır. Mahkemece davanın zamanaşımından reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy