MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat .... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 19/03/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımından reddine dair verilen 14/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 26/04/2000 tarihinde yol kontrolü sırasında kaçakçılık iddiasıyla 12 adet koyununa el konulduğunu, ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini ve koyunların iadesine karar verildiğini, bu güne kadar iade edilmediğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı mal müdürlüğü, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Haksız eyleme dayalı tazminat davalarında olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/1. maddesine göre öngörülen zamanaşımı süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halükarda 10 yıldır.
Zamanaşımı bir def'i olup, ancak süresi içinde ileri sürülmesi halinde incelenebilir. Eldeki dosyada dava 14/02/2012 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde 6100 sayılı HMK yürürlüktedir. Dava dilekçesi davalı Hazine'ye 26/03/2012 tarihinde, diğer Davalı ... müdürlüğüne 30/03/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalılardan mal müdürlüğü temsilcisi 14/02/2013 havale tarihli cevap dilekçesi ile husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
6100 sayılı HMK'nun “iddianın ve savunmanın genişletilmesi” başlıklı 141. maddesi “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır” hükmünü amirdir. Bu madde gereğince davalılardan biri olan mal müdürlüğünün yasal süreden ve ön inceleme aşamasından sonra sunduğu cevap dilekçesi ile ileri sürülen zamanaşımı def'ine davacının açık muvafakati de yoktur. Her ne kadar mahkeme bu talebi “ıslah” olarak nitelemiş ise de, usulüne uygun olarak yapılmış bir ıslah yoktur. Şu durumda, süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def'i nedeniyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy