MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş. vdl. aleyhine .../.../2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/04/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ...Ş. vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
...-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalı ...Ş.'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
...-Davalı ...Ş.'nın diger temyiz itirazına gelince;
Asıl ve birleşen dava, haksız takipten kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı ve davalı ...Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının asıl ve birleşen davada manevi tazminat istemi aynı olaydan kaynaklanmakta olup, asıl ve birleşen davada ayrı ayrı manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece birleşen dava dosyasında hükmedilen manevi tazminata, asıl dava dosyasında aleyhine hüküm verilen davalı ...Ş. ile müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla karar verilmiştir.
BK'nın 50 ve 51. maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenleme altına alınmıştır. Aynı hüküm 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanununun 61. maddesinde de tekrar edilmiştir.
Şu durumda, asıl ve birleşen dosya davalılarının birlikte neden oldukları zarar nedeni ile davacı yararına ....000,00 TL manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiş bulunmasına göre, konusu ve hukuki sebebi aynı olan asıl ve birleşen davada hüküm altına alınan tazminat tutarının tahsilde tekerrür olmamak üzere ödetilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru değil ise de anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde ...” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (...) no'lu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının II-... no lu bendinde yer alan "...yasal faizi ile birlikte ...” sözcüklerinden sonra gelmek üzere “asıl dava ile hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere...” cümlesinin eklenmesine, davacının tüm ve davalı ... AŞ'nin diğer temyiz itirazlarının (...) no'lu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna, temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy