MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine .../02/2012 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen .../.../2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
...- Davalının diğer temyiz itirazları yönünden;
Dava, haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalının alacaklı olduğu icra dosyasından oğulları olan borçlunun kendilerinden alacakları olduğu gerekçesiyle kendilerine birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu ihbarnameye itiraz etmelerine rağmen bu kez ikinci haciz ihbarnamesinin de gönderildiğini, bu işlemin usulsüz olduğunu belirterek İİK'nun 89. maddesi kapsamında borçlunun kendilerinden alacağı olmadığının tesbiti isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, aile mahkemesinin görevli olduğunu, ... .... İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiğini artık davalılar ile aralarında husumet ve dava açmakta hukuki menfaat kalmadığını, dava şartının da gerçekleşmediğini zira henüz üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, icra hukuk mahkemesinin kararı nedeniyle davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İİK'un 89. maddesinde “...Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir....” hükmünü içermektedir.
Dosya içeriğinden, davacılara birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri gönderildiği, eldeki davanın açıldığı tarihte davacıların ayrıca ... .... İcra Hukuk Mahkemesi'nde haciz ihbarnamelerinin usulsüz gönderildiği iddiasıyla şikayet davası açıldığı, mahkemece 2012/208 Esas, 2012/147 Karar sayılı ve 02/04/2012 tarihinde kesinleşen kararı ile “...birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edildiği halde ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesinin usule aykırı olması nedeniyle ...iptaline..” karar verildiği, henüz üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilmediği anlaşılmıştır. Yukarıda madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tesbit davasının üçüncü haciz ihbarnamesinin bir sonucu olarak bu ihbarname nedeniyle açılması gerekir.Zira ancak üçüncü haciz ihbarnamesinden sonra haciz vb işlemlere devam edilebilecektir. Henüz ödeme tehdidi altında olunmayan bir dönemde böyle bir davanın açılmasında davacıların hukuki menfaatleri yoktur. Mahkemece, davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (...) no'lu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/.../2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.02/.../2013
Full & Egal Universal Law Academy