MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat .... tarafından, davalı ... aleyhine 29/06/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 07/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının İzmir Emniyet Müdürlüğünde bekçi olarak çalıştığını, İzmir 3.Aile Mahkemesinin 2011/547 Esas 2011/749 Karar sayılı ilamı ile eşinden boşandığını, bakmakla yükümlü olduğu oğlu ... belirli tarihlerde çalıştığını, ... silah altına alındığını, 09/01/2011 tarihinde evlendiğini, ailesinde meydana gelen değişiklikleri bildirmemesinden dolayı davalıya fazla ödeme yapıldığını iddia ederek yapılan ödemelerin davalıdan tazminini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, tensiple birlikte “Dava dilekçesinde ...121. maddesi gereğince dava dilekçesi eklerinin (delil listesinin) bir fazla suretini sunması için davacı vekiline bir haftalık kesin süre verilmesine (sunulduğunda dava dilekçesinin ekleri ile birlikte davalıya tebliğine), bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine” dair karar verilmiştir. Bu karar ve tensip zaptı ihtaratlı olarak 20.07.2012 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş ve bu sürede ilgili belge suretleri verilmediği gerekçesiyle 07/11/2012 tarihin de dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 121. maddesinde; dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer almasının zorunlu olduğuna dair hüküm mevcut ise de; bu madde yada devamında yaptırım olarak davanın açılmamış sayılması kararı verileceğine dair açık bir düzenleme mevcut değildir.
Davaya konu olayda davacı vekili dava dilekçesi ile birlikte tüm delillerinin asıl ya da suretlerini dava dilekçesine ekli olarak mahkemeye ibraz etmiş olup sadece davalıya tebliğ için fazla suret eklememiştir. 6100 sayılı HMK'nun 121. maddesine aykırılık veya eksiklik durumlarında ön inceleme aşaması sona erinceye kadar eksikliği giderme olanağı ve yolları bulunmaktadır. Bu ayrıca ön incelemenin amaçları açısından da böyle görülmektedir. Bunun yanında dava açılırken davacıdan peşinen alınan gider avansının bu tür eksikliklerde kullanılması gerekir. Öyleyse ön inceleme aşamasında telâfi olanağı mevcut iken ve açıklanan yasa hükmü gereği işlem tesis etmek yerine, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy