MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/11/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile dava dışı ... arasında görülmekte olan davada, davalı ...'in verdiği cevap dilekçesinde kendisi hakkında “sahte evrak üretmek”,”hile yapmak”, düzmece belge hazırlamak”...gibi ithamlarda bulunması ve site yöneticiliği kararlarında da benzer beyanları nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünü,davalının bu eylemleri nedeniyle ceza mahkemesinde cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı ile davacının aynı sitede oturdukları, davacının eski site yönetimi döneminde denetçi olduğu, davalının da sitenin şu anki yöneticisi olduğu; davalı ile dava dışı eski site yöneticisi ... arasında görülmekte olan davada, davalı ... cevaba cevap dilekçesinde davacı eski yöneticinin usulsüzlük yaptığını belirtirken denetçi raporları hakkında da bir takım nitelendirme ve beyanlarda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının, cevaba cevap dilekçesi içeriğindeki ibarelerin hakaret niteliğinde olduğu gerekçesiyle şikayette bulunduğu, ...3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/667 Esas, 2013/592 Karar sayılı hükmü ile sanık ... hakkında cevap dilekçesinde denetçi raporuyla ilgili olarak yazılan “raporun birinci maddesi yalandır”, “denetçi raporunda davalı yöneticinin on kişi adına imza attığını, dolayısıyla kat malikleri kanununa muhalefet suçunu işlediği yazılmalıydı”, “Yalan yanlış düzmece belge hazırlamıştır”, “tezgaha ortak oluyor”, "6.maddede çok büyük hile yapılmıştır”, “denetçi raporu göstermeliktir, görevi kötüye kullanmıştır”... ifadeler hakaret niteliğinde bulunarak cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. BK 53. maddesi gereğince kural olarak ceza mahkemesince belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcı ise de, somut olayda ceza mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin olmayıp, hukuk hakimi açısından da bağlayıcı değildir.
Davalının dilekçesi bir bütün olarak incelendiğinde davacıya yönelik hakaret sözkonusu değildir. Beyanlar eleştiri niteliğindedir, davacının kişilik haklarını ihlal edici mahiyette bulunmamaktadır. Koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin tümden reddine karar vermek gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile manevi tazminata hükmedilmesi doğru değildir . Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/12/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.09/12/2013
Full & Egal Universal Law Academy