MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl aleyhine 25/04/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen .../06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan ...'in tüm, diğer davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
...-... dışındaki davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davacılardan ... için talep edilen maddi tazminatın davalılardan ... açısından reddine karar verildiği ve bu sebeple davalı lehine tüm davacılardan alınarak verilmek üzere nispi vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, davacılardan yalnız ... için talep edilen maddi tazminatın reddi kararından dolayı davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine yalnız bu davacı aleyhine hükmedilmesi gerekirken; tüm davacılardan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak, yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden; kararın, HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (...) nolu bentte gösterilen nedenlerle hüküm kısmında .... paragrafta yer alan “Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat yönünden hesaplanan ....845,00 TL, manevi tazminat yönünden hesaplanan ....320,00 TL olmak üzere toplam ....165,00 TL ücreti vekaletin davacılardan tahsili ile bu davalıya verilmesine” cümlesinin çıkarılarak “ Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden hesaplanan ....845,00 TL nispi vekalet ücretinin yalnız davacılardan ...'den tahsili
ile; manevi tazminat yönünden hesaplanan ....320,00 TL vekalet ücretinin tüm davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, diğer temyiz itirazlarının (...) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacı ...'e yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna 04/.../2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
İşletenin sorumluluğu hukukumuzda tehlike sorumluluğu biçiminde düzenlenmiştir. Bundan amaç işletilmesi, çalıştırılması ve dolayısıyla sahip olunması başkaları için her zaman tehlike oluşturabilecek teknolojik varlıkların neden olduğu zararların sözleşme dışı ve teknolojik varlık sahibinin sorumluluktan kurtulmasının son derece zorlaştırıldığı bir sorumluluk türünün uygulanmasıdır. Esasen sözleşme dışı sorumluluk genel anlamda haksız fiil sorumluluğuyla başlar ve temel adı da kusur sorumluluğudur. Kusur sorumluluğunda zarar verici eylemin veya olayın kasıtlı veya ihmale dayalı olarak meydana gelmesi tazminatı gerektirmektedir. Kusursuz sorumlulukta ise sorumluluk artırılmış bazen her iki kusur çeşidi sorumluluğun unsuru olmaktan çıkarılmış bazen de sadece ihmal bile sorumluluk nedeni olarak temel alınmış olabilir. Özel hukukumuzda bunun pek çok örnek düzenlemesi bulunmaktadır. Ayrıca hukukta evleviyet ilkesine göre ihmalin sorumluluk nedeni olduğu hallerde kasıt unsuru taşıyan eylemin zaten sorumluluk nedeni olması asıldır. Kaldı ki tehlike sorumluluğunda bunlara bile gerek yoktur. Somut olayda zarar verici olayda kullanılan aracın meydana getireceği her türlü zarar tehlike sorumluluğu kapsamındadır. Bu tehlike de bu aracın sahibi tarafından edinilmiş ve sahipliğinin devam ediyor olmasıdır. Böyle bir tehlikeli varlık-teknolojik unsur olan aracın sahibi aracın elinden çıkarılmasında veya olay sırasında o olayı gerçekleştiren kusur sorumlusuna katkısı veya eylemiyle bir ilgi bulunmamasına rağmen salt bu tehlikeli aracı sahip olmaktan dolayı sorumlu tutulması gerekir. Tehlike sorumluluğunun buyruğu budur. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. Ayrıca davacıların manevi tazminatında indirim yapılmamalıydı zira asıl eylem sahibinin kasıtlı olması söz konusudur. 04/.../2013
Full & Egal Universal Law Academy