MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/05/2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/07/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, ... Sarayında kurum hekimliği görevi yaptığını, dükkanında oturan davalı kiracı hakkında tahliye istemiyle dava açtığını, yargılama sonunda davalının taşınmazdan tahliyesine karar verildiğini, bunun üzerine davalının ... Bakanlığı'na müracaatla hakkında gerçek olmayan ithamlarda bulunarak şikayetçi olduğunu, davacı hakkında bir takım cürüm atfında bulunduğunu bu durumun hukuka aykırı olduğu ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu beyanla, uğranılan manevi zararın davalıdan tazminini talep etmiştir.
Davalı, şikayet hakkını kullandığını, suç teşkil eden bir eylemde bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından davacı aleyhine herhangi bir soruşturma başlatılmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu olayda davalının şikayeti üzerine davacı hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmamış ise de; şikayet dilekçesi içerisinde davalı tarafından kullanılan "...tahliye davaları açmaya başladı... davaları reddedildiği için daha sonra bir yolunu bulup ......Adliyesinde görev yapmaya başladı. Burada göreve başladıktan sonra elinde bulundurduğu muvazalı evraklarla tekrar dava açmaya başladı, bu defa işi lehine çevirmeyi başarmıştı... Adliyede personele raporlar yazıp, istediği gibi dosyaları karıştırıp her istediğini yaptırıyor, sahte ve geçersiz evrakları aslıymış gibi yaptırıp binbir dolap çevirerek fesat işlerini gayri ahlaki yollarla yürütüyordu ..." şeklindeki sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturması ve yukarıda belirtilen ilkeler de dikkate alınarak davacı lehine uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın tümden reddedilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy