MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/03/2013 gününde verilen dilekçe ile rücuan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımından reddine dair verilen 11/07/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rucuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, olay tarihi olan 16/03/1997 tarihinde davalının ...'da polis memuru olarak görevliyken, dur ihtarlarına uymayan dava dışı şahsın aracına ateş ettiği, vurularak ölmesine neden olduğu belirterek; ölenin yakınlarına ödenen tazminatın rucuan tahsilini talep etmiştir.
Dosya kapsamından, dava konusu olay tarihinin 16/03/1997 olduğu, olay nedeniyle davalının ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı 765 sayılı TCK'nun 452/1. maddesi uyarınca kastın aşılması suretiyle adam öldürme suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırıldığı kararın 28/01/2003 tarihinde kesinleştiği, ölenin yakınlarının ilk olarak 12/06/2003 tarihinde davacıya karşı ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açtıklarını, bu mahkemece yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verildiği ve ... 1. İdare Mahkemesinde davanın görülerek 06/06/2012 tarihinde karara bağlandığı, davacı tarafça ölenin yakınlarına 12/11/2012 tarihinde ödeme yapıldığı ve 08/03/2013 tarihinde de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
BK’nın 60/2. maddesi gereğince, zarara yol açan eylemin aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir.
Yukarda anlatılanlar ışığında, uzamış ceza zamanaşımı 765 sayılı TCY'nın 102/3 maddesi gereğince 10 yıl olup; olay 16/03/1997 tarihinde meydana geldiğine göre davanın açıldığı tazminatın ilk kez talep edildiği 12/06/2003 günü itibariyle ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Davacının ödeme tarihinden önce böyle bir davayı açması da söz konusu olmadığından ve açılan dava ile ödeme tarihi arasında bir yıllık zamanaşımı süresi de dolmadığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün, bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 11/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.