MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... tarafından, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine 15/08/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 15/02/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, ürün zararı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, idari yargının görevli olduğundan bahisle yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2 maddesinde; ''Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder.'' biçiminde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme, hiç kuşkusuz adli yargı yerinde görülecek davalarda ve adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında uygulanmalıdır. Buna göre açıklanan maddede ''davaya bir başka mahkemede devam edilmesi'' hali düzenlenmiştir. Oysa yargı yolu bakımından görevsizlik kararlarında, davaya başka bir mahkemede devam edilmesi söz konusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava söz konusudur ve bu dava adli yargı yerindeki davanın devamı niteliğinde değildir. Şu halde, davalı yararına karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken verilmemiş olması doğru değildir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca temyiz hükümleri bakımından halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.'nun 438.maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) no'lu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasına yeni bir bent eklenerek ''Davalı yararına karar günündeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi uyarınca 660,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine'' söz dizisinin yazılmasına, davalının diğer temyiz itirazlarının ise ilk bentte gösterilen nedenle reddi ile kararın düzeltilmiş bu şeklinin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy