MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 07/07/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat ve eski hale getirme bedelinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve davalı ... yönünden görevsizliğine dair verilen .../09/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ....... Şti-Gül ...... Ltd. Şti. İş Ortaklığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 03/.../2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı .....İnş........ Şti. İş Ortaklığının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
...-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, hafriyat dökülmesi nedeniyle taşınmaza verilen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalı İş Ortaklığı yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden yargı yolu bakımından görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davalı İş Ortaklığı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; hafriyat dökülmesi nedeni ile taşınmazının kullanılamaz hale geldiğini, taşınmazına ürün ekemediğini ileri sürerek, uğradığı maddi zararın tazmini ile eski hale getirme bedeli istemlerinde bulunmuştur.
Davalı İş Ortaklığı; davacının taşınmazına toprak dökülmesine izin verdiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, zararın üçüncü kişiler tarafından verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; bilirkişi raporuna göre, taşınmaza ürün ekilememesinden dolayı uğranılan zarar ile eski hale getirme bedeline hükmedilmiştir.
a-Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre, eski hale getirme bedeli taşınmazın gerçek değerinin üzerinde ise eski hale getirme bedeline değil, gerçek değere hükmetmek gerekir. Dava konusu olayda, taşınmaza dökülen hafriyat nedeniyle taşınmazın aynına zarar verilmiş olup; eski hale getirme bedeli, taşınmazın sürüm (rayiç) değerini geçmektedir. Eski hale getirme bedelinin taşınmazın rayiç değerinden yüksek olması karşısında, kamulaştırma yöntemine göre taşınmazın değerini hesaplayan 08/07/2009 tarihli ziraat ek bilirkişi raporu yerinde olup, davacı en çok kamulaştırma bedeli olan 426.353 TL'yi isteyebilir. Yerel mahkemece, eski hale getirme bedelini 695.065 TL olarak daha yüksek hesaplayan 04/02/2009 tarihli ziraat bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b-Eski hale getirme bedelinin, taşınmazın gerçek değerinden fazla olduğu gerekçesiyle, daha az olan taşınmaz bedelinin ödetilmesine karar verilmesi durumunda, taşınmazın tapusu halen davacının üzerinde kalmaya devam edecektir. Bu durum gözetilerek, belirlenen tazminat tutarından Borçlar Yasası'nın 43. maddesi uyarınca uygun bir indirim yapılmaması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (...-a,b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalı İş Ortaklığının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalı şirket yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy