MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 06/09/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... yönünden dava dilekçesinin reddine, davalılar ... ve ... yönünden esastan reddine dair verilen 17/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacıların davalılardan ...'na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların davalılardan ... ve ...'e yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Dava, hatalı tedavi sonucu oluşan enjeksiyon nöropatisi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... yönünden dava dilekçesinin reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda;....Hastanesinde doktor ve hemşire olan davalıların görevlerini yaparken kusurlu ve haksız eylemleri nedeniyle zarara uğrandığı belirtilerek tazminata hükmedilmesi istenmiştir. Şu durumda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve açıklamalar gözetilerek, davalılardan ... ve ... hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, işin esası yönünden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalılardan ..... Bakanlığının temyiz itirazlarına gelince:
Mahkemece, yargılama giderleri ve bu giderlerden olan vekalet ücreti bakımından "Görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde HMK'nun 323 ve 331/2.maddeleri gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde talep durumunda bu durum tespit edildiğinde dosya üzerinden inceleme yapılarak yargılama giderleri konusunda ek karar verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/2 maddesi hükmüne göre; “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder.”
Yukarıdaki düzenleme hiç kuşkusuz adli yargı yerinde görülecek davalarda ve adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında uygulanacak bir hüküm olup HMK'nda düzenlenmiştir. Düzenlemede “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” hali anlatılmıştır. Yargı yolu bakımından görevsizlik kararında ise, davaya başka mahkemede devam edilmesi söz konusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılacak bir davanın görülmesi durumu söz konusudur ve bu dava adli yargı yerindeki davanın devamı niteliğinde değildir. Şu halde, yargı yolu bakımından ret kararı verilmesi durumunda davalı yararına karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı gerekçe ile vekalet ücreti verilmemiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalılar ... ve ... yönünden davacılar yararına, (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... yararına BOZULMASINA; davacıların davalılardan Sağlık Bakanlığına yönelik temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy