MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/07/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 13/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalının kendilerine alenen hakaret ettiğini ileri sürerek manevi tazminat talep etmişlerdir.
Davalı, zamanaşımı nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, davacıların davalı hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasına katıldıklarını, o davada zarar verenin kim olduğunu bildiklerini, hükmün ertelenmesinden davacıların haberinin olduğunu, bu nedenle ceza dosyasındaki kararın veriliş tarihi itibariyle 6098 sayılı BK’nın 72. maddesine göre; iki yıllık süre içerisinde tazminat davası ikame edilmediğinden istemin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.
6098 sayılı BK’nın 72/1-2. cümlesinde (818 sayılı BK’nın 60/2.) “…Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre; haksız fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunları bu suç için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, dava uzamış bu süreye tabi olur. Davacılar, davalının kendilerine hakaret ettiğini iddia etmişlerdir. Hakaret suçu için 5237 sayılı TCK’da sekiz yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Ceza dosyası içeriğine göre suç tarihi 2008 yılı ağustos ayı ve sonrası olarak belirlendiğine ve eldeki dava 24/07/2012 tarihinde ikame edildiğine göre uzamış ceza zamanaşımın dolmadığı ortadadır. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy