MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı..... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/11/2010 gününde verilen dilekçe ile borçlu olmadığının tespiti, takibin iptali, paranın iadesi ve asgari %40 oranında icra inkar tazminatı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı ...'un davacı kooperatife yönelik icra takibi başlattığını, takibin belgeye dayalı olmadığını, ödeme emrinin dava dışı kooperatif eski başkanı .... ...'e tebliğ edildiğini, ancak takibe itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini belirterek, öncelikle teminatsız olarak takibin durdurulmasını, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, ödenmiş veya ödenmek zorunda kalınacak meblağın iadesine ve asgari %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap vermemiştir.
Dosya kapsamından, davacı kooperatifin zarara uğratılmasıyla ilgili olarak aralarında davalı ile dava dışı kooperatif eski başkanı ....'in de aralarında bulunduğu bir çok kişi hakkında.... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2008/1675 hazırlık numarası üzerinden soruşturma yürütüldüğü ve 30/03/2012 tarih ve 2012/6 nolu fezleke ile dosyanın ...... Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, fezleke içeriğinden davalı hakkında davacı koperatife yönelik icra takibine konu alacak nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.
818 sayılı BK 53. ve 6098 sayılı TBK 74. maddesi düzenlemesine göre; hukuk hakimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de, olgu belirlenmesi ve mahkumiyet kararları ile bağlıdır. Somut olayın niteliği de gözetilerek yerel mahkemece, ceza davasının sonucunun beklenmesinde, varılacak sonuç bakımından yarar olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, ceza davasının sonucu beklenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu yönün gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy