MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 29/05/2009 ve 16/03/2010 gününde verilen dilekçeler ile dava ve birleşen dava ile rücuen tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/11/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... ve ..., duruşmasız olarak incelenmesi de davalı ..., .....Bakanlığı ve ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19/11/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ... vd. vekili Avukat ....geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre temyiz eden davalılar ...,.....Bakanlığı, ...'un tüm, davalılar ... ve ...'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan ... ve ...'nun diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava ve birleşen dava kısmen kabul edilmiş kararı davalılardan ..., .... Bakanlığı, ..., ... ve ... temyiz etmişlerdir.
Davacılar, deprem nedeniyle meydana gelen zararı ödediklerini, aynı olayda diğer davalıların da kusurlu bulunduğunun belirlendiğini, bu nedenle diğer davalılar yerine ödedikleri kısmın kusur oranına göre davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalılardan ... (ölü), dava dilekçesine verdiği cevapta zamanaşımı definde bulunmuş, UYAP üzerinden yapılan incelemede bu definin yasal sürede ileri sürüldüğü anlaşılmış ve fakat yerel mahkemece, özel olarak zamanaşımının düzenlenmediği hallerde 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacağı gerekçesiyle zamanaşımı defi reddedilerek işin esasına girilerek dava ve sonrasında birleşen dava kısmen kabul edilmiştir.
Dava rücuen tazminat istemine ilişkin olup rücuun dayanağı haksız fiildir. Haksız fiile dayalı rücu davalarında zamanaşımı, ödeme tarihinden itibaren 1 yıl olup davacıların 09/01/2003, 29/04/2003, 01/05/2003, 24/11/2003, 08/01/2004, 12/01/2004, 12/04/2004, 12/07/2004 ve 27/07/2004 tarihlerinde yaptıkları ödemeler zamanaşımına uğramıştır. Şu durumda ... mirasçısı olan davalıların yukarıda bahsedilen ödemelere yönelik zamanaşımı defilerinin usulünce ve süresinde olduğunun kabulü ile bu ödemeler yönünden haklarındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken yanlış değerlendirme ile istemin tümden kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Her ne kadar rücu istemlerinde teselsül kuralı işlemeyeceğinden her bir davalı için kusura karşılık gelen miktara göre vekalet ücreti hasaplamak gerekirken müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru değilse de bozma nedenine göre hüküm fıkrası değişeceği için bu yön de değişim göstereceğinden bozma nedeni yapılmamış, sadece yanılgıya değinilmekle yetinilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) no'lu bentte gösterilen nedenlerle davalılar ... ve ... yararlarına BOZULMASINA; diğer davalıların tüm, yararına bozma yapılan davalıların sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) no'lu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalılar ... vd. yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, temyiz eden davalılar ... ve ...'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.