MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/12/2012
NUMARASI : 2012/595-2012/939
Davacı F.. Y.. vd vekili tarafından, davalı M.. Ö.. aleyhine 29/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat talebinde bulunmuş ve mahkemece talep kısmen kabul kısmen reddedilmiştir. Bu durumda, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu da gözönüne alınarak reddedilen tazminat miktarı üzerinden herbir davacı yönünden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti takdiri gerekmektedir.
21/12/2011 tarih, 28149 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin manevi tazminat davalarında vekalet ücretini düzenleyen 10/1. maddesi gereği "manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir" aynı tarife 12/2. maddesinde ise "Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir" hükmü getirilmiş olup, bu ücret asıl alacağı da geçemeyecektir. Mahkemece yapılması gereken, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/1 ve 12/2. maddesine göre belirlenecek olan vekalet ücretinin, manevi tazminat davalarında davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti davacı lehine hükmedilecek olan vekalet ücretini geçemeyeceği ilkesi de gözönüne alınarak, davacılardan alınarak davalıya verilmesine dair karar vermektir.
Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak, reddedilen tazminat miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyip, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrasında davalı lehine avukatlık ücreti takdirine ilişkin olarak "Davalı yararına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 600,00 TL vekalet takdir edilerek davacılardan alınıp davalıya verilmesine" şeklindeki sözcük dizelerinin eklenmesine, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddiyle kararın davalı yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy