MAHKEMESİ: Mardin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 09/10/2012
NUMARASI: 2012/248-2012/505
Davacı Y.. D.. vekili tarafından, davalı M.. A.. aleyhine 14/09/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/10/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat isteminlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirket tarafından yapılan alt yapı çalışmaları sırasında patlayan su borularının evini sular altında bıraktığını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, olayın ihale ile almış olduğu tarihi dönüşüm projesi kapsamında meydana geldiğini, işin Belediye ve Valiliğin talimatları ile yapıldığını, kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dosya kapsamından; davalının dava dilekçesinde Mardin Belediye Başkanlığı'nı da davalı olarak gösterdiği, mahkemece Mardin Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın tefrik edildiği ve idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle bu davalı yönünden görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, davalının, hakkındaki dava tefrik edilen Mardin Belediye Başkanlığı ile birlikte neden oldukları zarardan dolayı, davacı yararına ödemeye mahkum edildiği tazminatın, tefrik edilen davada hüküm altına alınan/alınacak olan tazminat tutarı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ödetilmesi gerekir. Bu hususun gözetilmemiş olması doğru değil ise de; anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan "...yasal faizi ile davalıdan...” sözcüklerinden sonra gelmek üzere “...tefrik edilen dava dosyasında hüküm altına alınan/alınacak olan tazminat tutarı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere...” cümlesinin eklenmesine, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.