MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/03/2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/02/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının haksız eylemi neticesinde yaralanması üzerine davalı aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtığını, bahse konu davada talep dışı bırakılan faiz isteğine ilişkin alacağını icraya koyduğunu, davalının haksız itirazı ile icra takibinin durdurulduğunu beyan etmiş, itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacının açtığı maddi ve manevi tazminat istemli dava neticesinde aleyhine hükmedilen miktarı davacıya ödediğini, davacının asıl davada faiz talep etmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu faiz isteğine ilişkin alacağın davalının haksız eyleminden kaynaklandığı, haksız eylemin meydana geldiği tarihte zararın doğduğu ve aynı günde zarar verenin tazminatı ödeme yükümlülüğü altına girdiği, davacının asıl alacağın ödenmesi için açtığı davada faiz isteme hakkını saklı tutmasa bile daha sonra faiz için ayrı bir dava açabileceği, takibe konu faiz alacağının mevcut ve miktarının doğru olduğu kabul edilerek itirazın iptaline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının davacıyı yaralaması üzerine, davacı tarafından....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/38 Esas, 2010/207 Karar sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalı aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, faize ilişkin herhangi bir talepte bulunulmadığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının asıl davada talep dışı bıraktığı takibe konu faiz isteğine ilişkin alacağının bulunduğu ve miktarın doğru olduğu kabul edilmiş ise de; kabul edilen faiz miktarına nasıl ulaşıldığı anlaşılamamaktadır. Şu durumda mahkemece, konusunda uzman bilirkişiden davacının faiz alacağının ne kadar olduğuna ilişkin rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy