MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 25/03/2013 gün ve 2012/7522-2013/5438 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer karar düzeltme itirazına gelince;
Dava, davacılar adına kayıtlı taşınmazdan kum alınması nedeniyle eski hale getirme bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; mahkemece, istemin kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 25/03/2013 tarih 2012/7522 Esas ve 2013/5438 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Yerel mahkemece; bilirkişi raporu ile, davacılar adına kayıtlı 575 parsel sayılı taşınmazın tamamının kum eleme tesisi yapılmak suretiyle tahrip edildiği, bağ vasfını tamamen kaybettiği, kullanılamaz hale geldiği tespit edilmiş ve taşınmazın eski hale getirme bedeli olarak hüküm altına alınmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolün 1. maddesi, Anayasanın 35. maddesi mülkiyet hakkını koruma altına almıştır. Malik mülkiyet hakkını kanunun kendisine verdiği yetki çercevesinde dilediği gibi kullanabilir. Malik taşınmazını dilerse satabilir, kiralayabilir ya da kullanmamaya karar verebilir. Her durumda mülkiyet hakkı devam eder ve korunmalıdır. Kimse başkasının mülküne, mülk sahibinin rızası olmaksızın el atamaz.
Hukuka aykırı olarak başkasının mülküne tecavüzde bulunan verdiği zararın tamamını karşılamalıdır.
Şu durumda; mahkemece öncelikle yapılması gereken iş, davalının el attığı taşınmazın sürüm değeri ile taşınmazın eski hale getirilmesi için gereken bedelin belirlenmesidir.
Gercek zararın giderilmesi ilkesi cerçevesinde eski hale getirme bedeli istenilebilir. Ancak yine aynı ilke cercevesinde taşınmazın sürüm değeri de göz önünde tutulmalıdır. Diğer yandan el atılmak suretiyle tamamen kullanılamaz hale getirilen taşınmazdan elde edilen fayda da zarar kapsamında değerlendirilmelidir. Taşınmazın eski hale getirme bedeli, sürüm değerini aşmıyorsa; bu miktara hükmedilmekle yetinilmelidir.
Taşınmazın eski hale getirme bedeli, sürüm değerini aşıyorsa; sürüm değeri ile birlikte; el atma nedeniyle tamamen tahrip edilen taşınmazdan sağlanan fayda toplamı; gerçek zarar olarak hüküm altına alınmalıdır. Ancak, bu miktarın hiç bir halde, eski hale getirme bedelini geçemeyeceği de göz önünde tutulmalıdır.
Yerel mahkemece açıklanan ilkeler gözetilmeyerek, eksik incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden onama kararı kaldırılarak kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 440-442 maddeleri gereğince davalının karar düzeltme isteminin kabulüne; Dairemizin 25/03/2013 gün ve 2012/7522 Esas, 2013/5438 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına; (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; diğer karar düzeltme istemlerinin (1) sayılı bentteki nedenlerle reddine ve karar düzeltme talep eden davalıdan önceki onama kararımızla alınan harç ile peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy