MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar.... vdl. vekili Avukat.... tarafından, davalılar ....Genel Müdürlüğü(.....Vakfına İzafeten) vdl. aleyhine 06/03/2008 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar..... Genel Müdürlüğü ve ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davacılar ile davalı ...Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazları yönünden;
Dava, taşınmaz kayıt maliki ile davacılar murisinin aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar, tapu iptal ve tescil davası olarak açtıkları davada, ıslah dilekçesi ile; murisleri olan .... oğlu ....ile ....İlçesi, .... Caddesinde bulunan 2893 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliklerinden olan ...oğlu ....in aynı kişi olduğunun tespitini istemişlerdir.
Davalılar, davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek reddini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalılar ...Genel Müdürlüğü ile ...Defterdarlığına yönelik davanın husumet yokluğundan reddine, tapu kayıt maliki ile davacılar murisinin aynı kişi olduğu kabul edilerek tespit isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, dava konusu taşınmazda kayıt maliki olanların tanınmaması, sağ olup olmadıklarının bilinmemesinden dolayı, bu maliklerin hak ve menfaatlerinin korunması bakımından... Defterdarı'nın taşınmaza kayyım olarak atandığı, ........ ve ....Vakfından icareli dava konusu taşınmazın 35/240 payının ....Vakfı'na ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, davalılar ...Genel Müdürlüğü ile... Defterdarlığı yasal hasım konumunda olup kendilerine husumet düşer. Şu halde, adı geçen davalılar yönünden işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın husumet yokluğundan reddi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davalı ...'nün temyiz itirazlarına gelince;
Tapu kayıtlarının düzgün tutulması kamu düzenine ilişkin olup, temel amaç; gerçek malikin doğru tespiti, ayrıca herhangi bir kayıt düzeltimi ile de malik değişimine sebebiyet vermemektir. Bu bakımdan bu tür tespit davalarında, duraksamaya yer bırakmayacak biçimde araştırma ve inceleme yapılması gerekir. Şöyle ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağı ile varsa kadastro tespitine dayanak oluşturan eski tapu kayıtlarının geldi ve gittisi (tedavülleri) ile nüfus kayıtları arasında irtibat kurulmalı, tutanaklarda adı geçen tespit bilirkişilerinin yaşayıp yaşamadıkları araştırılıp bunlardan yaşayanlar varsa tanık olarak çağrılarak bilgi ve görgülerinin sorulması, dava konusu taşınmazın öncesini bilebilecek yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler belirlenmesi, taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılması, taraf tanıklarının da keşif sırasında dinlenmesi, nüfus müdürlüğünden davacılar murisi ile aynı adı taşıyan bir başka kişinin olup olmadığının sorulması, zabıta aracılığı ile dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, kim tarafından kullanıldığı, aynı bölgede davacılar murisi ile aynı adı taşıyan bir başka kişinin yaşayıp yaşamadığı konusunda araştırma yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacılar ile davalı ...Genel Müdürlüğü yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... yararına BOZULMASINA; ve temyiz eden davacılar ile davalı ...Genel Müdürlüğünden peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 01/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy