MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/02/2011 gününde verilen dilekçe ile fazla ödeme nedeniyle alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 25/09/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/11/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ....ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı doktorun ... .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yaptığı 2008 Temmuz–2010 Mart döneminde serbest çalışmasını kuruma bildirmeyerek döner sermayeden 71.174,46 TL haksız yere ödeme aldığını iddia ederek yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalı, ........Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yaptığı dönemde 07/11/2005 tarihinde poliklinik açtığını, kuruma serbest çalışmasını bildirdiğini, ancak 18/01/2006 tarihinde poliklinikteki % 98 hissesini sattığını, mesul müdürlük görevini de devir ettiğini, 26/08/2008 tarihinde de % 1 hissesini sattığını, Sağlık İl Müdürlüğü'nün poliklinik ruhsat onayında da durumun görüldüğünü, serbest çalışmayı bıraktıktan sonra kurumdan hakkındaki partime uygulamasının sonlandırılmasını istediğini, o tarihten sonra serbest faaliyette bulunmadığını, ancak vergi mükellefiyet kaydını sildirmeyi unutmuş olduğunu, davacının tek dayanağının da bu kayıt olduğunu, salt bu nedenden dolayı açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının vergi mükellefiyet kaydının 15/03/2010 tarihinde silindiği, dolayısıyla davalının bu tarihe kadar serbest çalışmaya devam ettiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalının Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanede görev yapmakta iken bazı zam ve tazminatlardan yararlanmamak kaydıyla serbest çalışmak istediğini 01/11/2005 tarihinde kurumuna bildirdiği, bunun üzerine statüsünün part-time olarak değiştirildiği, 18/01/2006 tarihinde serbest olarak edindiği polikliniğin % 98 hissesini sattığı, mesul müdürlük görevini de devir ettiği, 30/01/2006 tarihinde davalının mesul müdürlük ve personel çalışma belgesinin iptal edildiği, 18/01/2006 tarihinde % 1 hissesini de sattığı, sonrasında kurumuna serbest çalışmayı bıraktığını bildirerek part-time çalışma statüsünün kaldırılmasını istediği, kurum tarafından isteminin yerine getirildiği ve haftalık 45 saatlik çalışma statüsüne yükseltildiği, dava konusu olan 2008 Temmuz–2010 Mart ayları arasında davalının haftada 45 saatin altında çalıştığı iddia ve ispat olunmadığı gibi, serbest olarak çalışma yaptığına ilişkin somut hiçbir bilgi ve belge sunulamadığı, davalının vergi mükellefiyet kaydının silinmemesi tek başına serbest çalışmayı kanıtlar nitelikte olmadığından ispat edilemeyen davanın reddi yerine kabulü doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve davalı yararına takdir olunan 990.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.