MAHKEMESİ : Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/09/2013
NUMARASI : 2013/320-2013/567
Davacı K.. Ç.. vekili Avukat tarafından, davalı T.. B.. aleyhine 16/04/2013 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 16/09/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, belediye başkan yardımcısı olarak bir dönem görev yaptığı davalı idarenin, bir kısım maaş alacaklarını ödemediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Dosya kapsamından; davacının, maaş alacağının ödenmesi için davalı idareye başvurduğu, ancak bu isteminin reddedildiği ve bu işleme karşı idari yargı yoluna başvurulmadığı anlaşılmaktadır. Davacının maaş alacağının olup olmadığı ve varsa kapsamının Belediyelere ilişkin ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde yer alan düzenlemelere göre belirlenmesi gerekir. Bunun ise, idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde belirlenmesi gerektiği açıktır. İtirazın iptali davası sırasında, icra takibinin temelini oluşturan ve aslı da idari olan maaş alacağının varlığının ve kapsamının, hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi kabul edilemez.
Diğer yandan, idari yargı yerinde "itirazın iptali" biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. Bu durumda, maaş alacağına ilişkin istem idari yargı yerinde dava konusu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan icra takibi yapılması ve icra takibine itiraz üzerine adli yargı yerinden itirazın iptalinin istenmesine yasal olanak bulunmadığından, davacının istemi dinlenilebilir nitelikte değildir.
Mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, yazılı biçimde zamanaşımı nedeniyle istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy