MAHKEMESİ: Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/11/2006
NUMARASI: 2006/307-2006/260
Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat M.. A.. tarafından, davalılar C.. A.. vdl. aleyhine 17/01/2000 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 23/11/2006 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı C.. A.. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/11/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı adına gelen olmadı, karşı taraftan davacı vekili Avukat G.. T.. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava rücuen tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; karar davalılardan C.. A.. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, asıl ve birleşen davada dava dışı şehit edilen polis memurunun hak sahiplerine ödediği tazminatın haksız fiil faili olan davalılardan müştereken ve müteselsilen ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece sübut bulmayan davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bir kısım davalılar yönünden bozulması üzerine bozmaya uyularak bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki yargılamanın son oturumunda hüküm olarak “1-Davacının 2002/6 esas sayılı dosyasında davanın kabulüne, 2-Davacının 2000/21 esas sayılı dosyasında davalı Ö.. G.. hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine…” karar verilmişken daha sonra yazılan gerekçeli kararda “1-Davacının 2002/6 esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile 102.097,40 TL tazminatın ödeme tarihi olan 27.06.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar C.. A.., C.. B.. ve B.. A.. ile Ö.. G.. mirasçıları A.. G.., S.. G..'dan alınarak müştereken ve müteselsilen ödetilmesine, 2-Davacının 2000/21 esas sayılı dosyasında davalı Ö.. G.. hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, 3-Davacının 2000/21 esas sayılı dava dosyasında davanın kısmen kabulü ile 11.736,11 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı H.. E..'den tahsili ile davacıya verilmesine...” biçiminde hüküm kurulmuş ve böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır.
Mahkemenin 2000/21 Esas sayılı dosyasında davalı olan H.. E.. hakkında 03/02/2005 günü dosyanın tefrikine karar verildiği, nitekim mahkemenin 03/02/2005 gün ve 2000/21 Esas 2005/17 Karar sayılı ilk kararında H.. E..'in davalı olarak karar başlığında bulunmadığı, sonrasında bu davalı hakkındaki dosyanın eldeki dava dosyası ile yeniden birleştirilmediği halde H.. E..'in karar başlığına davalı olarak yazılarak hakkında kısa karar ile çelişki oluşturacak biçimde hüküm kurulmuştur. Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir.
Şu durumda kararın yukarıda açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy