MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/01/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 12/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalı, tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile 1 yıldan fazla hapis cezasına mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmiştir. Borçlar Kanununun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Böylece Avukat ...'ın ceza kararının kesinleşmesinden itibaren davalı yasal kısıtlıyı temsil yetkisi kalmamıştır. Bu nedenle davalı yasal kısıtlıya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği araştırılmalıdır. TMK'nın 471. maddesine göre özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet halinde vesayet hapis halinin sona ermesine kadar devam edeceğinden, TMK'nın 407 ve 462. maddeleri kapsamındaki işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığı araştırılıp, tamamlanmadığı takdirde tamamlatılmalı ve buna göre temyiz eden Avukat ...'ın vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenmelidir. Vekaletname ibraz edilmezse mahkeme ilamı vasiye kanuni süre içinde mahkeme hükmünü temyiz edebileceği ve davacı yanın temyizine cevap verebileceği hususunu ihtiva eden bir tebligat ile tebliğe çıkarılmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
SONUÇ: Dosyanın gösterilen nedenle GERİ ÇEVRİLMESİNE 08/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy