MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2013
NUMARASI : 2012/419-2013/352
Davacı Ç.. B.. vekili Avukat Sezal tarafından, davalı M.. K.. aleyhine 05/09/2012 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; açılan davanın kabulüne dair verilen 19/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare, dava dışı işçinin işe giriş bildirgesinin geç verilmesi nedeniyle kurum tarafından ödenmek zorunda kalan idari para cezası ve gecikme zammının davalılardan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı idareye 2000/4949 ve 2000/820 sayılı takip dosyaları üzerinden 6183 sayılı yasaya dayalı olarak ödeme emri gönderildiği ve kurum tarafından 06/12/2000 tarihinde kamu kurum ve kuruluşlarından olduğundan bildirilecek malvarlığı yoktur şeklinde dosyalara mal beyanında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Ödeme emri belgeleri 2000 yılında gönderildiği halde, idari para cezaları yaklaşık 11 yıl sonra 30/10/2011 tarihinde ödenmiştir. Davalılar murisi ise çok öncesinde 21/02/2001 tarihinde kurumdan emekli olarak ayrılmıştır. Davacı kurum aleyhine iki ayrı icra takibi başlatılmış olup 2000/4949 esas sayılı dosyada; asıl borç 109,80 TL ve işlemiş gecikme zammı da 1320,51TL'dir. 2000/820 esas sayılı dosyada ise asıl borç 271,45 TL ödeme tarihine kadar işlemiş olan gecikme zammı ise 3.745,88TL'dir. Geçen 11 yıl içerisinde davacı kurum tarafından borç ödenmeyerek zararın artmasına yol açıldığı çok açıktır. Kurumda meydana gelen su baskını sonucu arşivin yok olması nedeniyle ilgili döneme ait prim borcu ödeme bordrolarının ve mutemet görevlendirme yazılarının da bulunamaması, ayrıca cezanın tahakkuk tarihinde görevde bulunan ve davalılar murisi olan kadastro müdürünün emeklilik tarihi hep birlikte değerlendirildiğinde, idarenin söz konusu para cezasını geç ödemesinden kaynaklanan 11 yıllık gecikme zammından davalılar murisi ve dolayısıyla davalıların sorumlu kabul edilmesi hakkaniyete uygun olmamıştır.
Şu halde mahkemece, davacı idare aleyhine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezasının geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zammından davalıların sorumlu olmayacağı gözetilerek gecikme zammı düşülerek kalan asıl alacağa dair hüküm kurulması gerekirken davanın kabulü doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy