MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl aleyhine 04/04/2012 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davalı ...'ın temyiz istemi yönünden;
Hükmü temyiz eden tarafa temyiz harç ve giderlerinin yatırılması için usulüne uygun olarak tebliğ edilen muhtıraya rağmen kendisine tanınan kesin süre içerisinde temyiz harcını yatırmamıştır. Mahkemece bu yön belirlenmek suretiyle verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile temyiz isteminin reddine ilişkin kararın onanması gerekir.
2-Davacının temyiz itirazı yönünden;
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı idare, davalıların haksız eylemi ile yaralanan dava dışı polis memuruna 2330 sayılı Yasa gereğince ödediği tazminatın rücuen tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2330 sayılı Kanun'da belirlenen yönteme uyulmamış olup, 2330 sayılı Kanun'un 3. maddesi 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerine uygun olmayan yöntemle, en yüksek devlet memuru brüt aylığının 60 katı esas alınarak hesaplama yapılmıştır.
Şu durumda, rücunun kapsamının 2330 sayılı Yasa'nın 3. maddesi esas alınmak suretiyle olay tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığının 100 katı tutarının iş ve gücüne engel bulunan her gün için %1 oranında yapılacak hesaplama ile belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalı ...'ın temyiz isteminin (1) no'lu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile 15/09/2014 günlü kararın ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna 01/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy