MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 25/06/2014 gün ve 2014/8590-2014/10530 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen davanın reddine dair karar, Dairemizin 25/06/2014 gün 2014/8590 Esas ve 2014/10530 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davalı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Mahkeme, davacı tarafın, eski eşi tanık olarak dinletme taleplerinin etiğe uygun olamaması nedeni ile reddedildiğini ve eski eşin bu yönde beyanda bulunması halinde dahi, beyanının ilişkiyi ispatlamaya yetmeyeceğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.
Dairemizce, iddia ve savunmanın tanık beyanları ile ispat edilmesinin usulen mümkün olduğu, somut olayda davacının bildirdiği eski eşin tanık olarak dinlenmeden karar verilmesinin iddia hakkının kısıtlanmasına yol açtığı, bu nedenle gösterilen tanığın dinlenilmesi ve davalı hakkındaki hazırlık evrakının da incelenerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Davacı, dava dışı eski eşin kendisini davalı ile aldattığını, bu durumu itiraf etmesi üzerine anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalının haksız eylemi neticesinde aile birliğinin bozulduğunu iddia ederek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Dairemizce yeniden yapılan incelemede; eldeki tazminat davasının dava tarihinden sonra, eski eşin davalı hakkında yapmış olduğu şikâyet üzerine başlatılan soruşturma dosyasında; davalı ile ilişkisi olduğu yönünde açıklamalarda bulunması karşısında, dava dışı eski eşin bu yöndeki beyanının ilişkiyi ispatlamaya yeter nitelikte bir delil olarak benimsenemeyeceği, bu iddiayı destekler ve aldatma olayının varlığını kanıtlamaya yeter nitelikte dosyada başkaca bir delil bulunmadığı anlaşılmakla; mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun olup kararın onanması gerekirken bozulmuş olduğundan davalının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin bozma kararı kaldırılmalı ve karar açıklanan nedenle onanmalıdır.
SONUÇ: HUMK’un 440-442 maddeleri gereğince davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 25/06/2014 gün 2014/8590 Esas ve 2014/10530 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, kararın yukarıda gösterilen nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının önce temyiz eden davacıya yükletilmesine, tashihi karar talep eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/12/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.11/12/2014