MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/03/2014
NUMARASI : 2013/543-2014/176
Davacı C.. Y.. tarafından, davalılar M.. M.. vd aleyhine 20/11/2013 gününde verilen dilekçe ile noter satış işleminin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı M.. M.. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, noter satış işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı M.. M.. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davaya konu aracı davalı Y.. H..’dan noter satış sözleşmesi ile devraldığını, ancak araç kaydında haciz şerhi olması nedeniyle trafik tescil işleminin yapılamadığını, bunun üzerine aracı davalıya iade edip ödediği bedeli geri aldığını, ancak noter devri nedeniyle davalı M.. M.. tarafından davacı adına mükellefiyet oluşturulduğunu ve vergi tahakkuk ettirilmeye başlandığını, davaya konu aracın davalı Y.. H.. adına cebren tescili için açtığı davanın, aracın zaten davalı Y.. H.. adına kayıtlı olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan usulden reddedildiğini, bu ilam ile davalı idareye başvurduğunda, noterde yapılan satış sözleşmesinin iptal edildiğine dair mahkeme kararı gerektiğinin kendisine bildirildiğini belirterek, noter satış işleminin iptalini talep etmiştir.
Davalı idare, davanın hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, davaya konu aracın ayıplı olduğunu, satıcıya iade edildiğini, bu nedenle noter satış muamelesinin iptalinin gerektiğini, bu suretle davalılardan Muratpaşa Vergi Dairesi'nce yapılan mükellefiyetlerin silinmesi gerekeceğinden, bu hususta karar verilmesine gerek görülmediğini belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
Noter satış sözleşmesi, davacı ile davalılardan Y.. H.. arasında yapılmış olup davalı vergi dairesinin bu davada davalı sıfatı bulunmamaktadır. Davanın davalı M.. M.. yönünden taraf sıfatı yokluğundan reddi gerekirken yanılgılı gerekçe ile anılan davalı yönünden de kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA 04/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy