MAHKEMESİ: Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/12/2013
NUMARASI: 2010/343-2013/901
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 23/06/2014 gün ve 2014/3512-2014/10379 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-)Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri reddedilmelidir.
2-Diğer karar düzeltme istemlerine gelince;
Dava, haksız eylemler ve haksız şikayete dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine Dairemizce Anayasa'nın 129/5 ve 657 sayılı Yasa'nın 13. maddeleri gereğince husumetten reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. Davacı kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dosya kapsamından davacının, davalının başhekimlik görevini suistimal ederek, idari soruşturmalar yaparak disiplin cezaları uyguladığını, yine soruşturmalar sırasında müfettişlere yalan beyanlarda bulunarak disiplin cezası almasına neden olduğunu ve Cumhuriyet Savcılığına haksız şikayetlerde bulunarak kişilik haklarının ihlal edildiğini beyan ederek manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 36. maddesine göre; Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Dava konusu olayda, davacı, davalının Cumhuriyet Savcılığına şikayeti nedeniyle de manevi tazminat isteminde bulunduğuna ve bu tarihte yetki kullanma durumu bulunmadığına göre Anayasa'nın 129/5. ve Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddelerinin uygulanması sözkonusu olmayıp, davalının şikayetinin anayasal sınırlar içerisinde yapılıp yapılmadığı hususu inceleme konusudur. Açıklanan nedenle haksız şikayete dayalı istem yönünden davada taraf sıfatı mevcut olan davalıya husumet düşmektedir. Ayrıca haksız şikayet, unsurlarının oluşması halinde iftira suçunu oluşturacağından zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Haksız şikayete dayalı istem yönünden işin esasının incelenmesi gerekir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, bu yönün bozma nedeni yapılmadığı anlaşıldığından, davacının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin 23/06/2014 gün ve 2014/3512 Esas, 2014/10379 Karar sayılı bozma kararında yer alan bozma nedenine ilave olarak, karar yukarıda açıklanan nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 440-442 maddeleri gereğince davacının karar düzeltme isteminin kabulüne; Dairemizin 23/06/2014 gün ve 2014/3512 Esas, 2014/10379 Karar sayılı bozma kararında yer alan bozma nedenine ilave olarak kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle de BOZULMASINA; diğer karar düzeltme istemlerinin ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/01/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 14/01/2015
Full & Egal Universal Law Academy