......
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... ..ı tarafından, davalı ... aleyhine 09/01/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazları yönünden;
Dava, davacılar desteğinin kasten öldürülmesinden kaynaklanan destekten yoksunluk tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; taraflar arasında kira borcunun ödenmemesinden kaynaklanan husumet olduğu, davalının kiracı, maktülün kiralayan olduğu, davaya esas olay tarihinden önce de davacılar desteği-maktülün davalıyı yine kira borcundan kaynaklı ihtilaf nedeniyle bıçakla yaraladığı, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/6 esas, 2012/ 226 karar sayılı dosyasında da davalı-sanığın, davacılar desteğini haksız tahrikin etkisi altında tasarlayarak öldürdüğü gerekçesiyle mahkumiyet kararı verildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır. Olay tarihi, olayın gelişimi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararının yukarıda (2) no'lu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, (1) no'lu bentte gösterilen nedenlerle davalının tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine ve davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy