....
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar..... ve diğerleri aleyhine 17/01/2013 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların kendisinin yokluğunda dozer ile taşınmazından yol geçirdiklerini, açılan yol nedeniyle 22 adet fındık ocağının zarar gördüğünü ve yol açılması sonucu göçük tehlikesi meydana geldiğinden duvar yapılması gerektiğini belirterek uğramış olduğu maddi zararının tazminini istemiştir.
Davalılar, davacıya ait taşınmazın olduğu yerde bir çok köylüye ait fındıklıklar bulunduğunu ancak ulaşımı sağlayacak bir yol olmadığından aralarında anlaşarak bir yol açmaya karar verdiklerini, davacının da bu işte rızasının bulunduğunu ancak yol açıldıktan sonra masraflar nedeniyle vazgeçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, keşifte dinlenen tanık beyanları ile davacının yolun geçirilmesine rıza gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davacının paydaşı olduğu taşınmazdan mahkeme kararı ya da sözleşmeye dayanan bir geçit hakkı kurulmaksızın yol geçirildiği anlaşılmaktadır. Geçit hakkına ilişkin sözleşmenin Türk Medeni Kanunu'nun 781. maddesi uyarınca resmi şekilde yapılması gerekir. Davacının paydaşı olduğu taşınmazdan yol geçirilmesine rızası olduğuna ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı gibi yolun güzergahına ilişkin taraflarca hazırlanmış bir plan ya da projenin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, paydaşı olduğu taşınmazdan fiilen geçirilen yol nedeniyle zarara uğradığını iddia etmekte olup yalnızca tanık beyanlarıyla davacının bu duruma rıza gösterdiği sonucuna ulaşılması mümkün değildir. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek davacının uğramış olduğu zarar kapsamı belirlenmeli ve hüküm altına alınmalıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy