....
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ....ve diğeri aleyhine 16/08/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 24/10/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; davalılardan..... abonelik alacağı nedeniyle borçlular ..... ve ...'a karşı icra takibi başlattığı, ödeme emrinin tebliğ edilememesi nedeniyle davalı ... Hizmetleri A.Ş.'nin talebi üzerine diğer davalı ...Ş.'den adres ve kimlik bilgisi sorulduğu, verilen cevapla davacının kimlik ve adres bilgilerinin gönderildiği, bu bilgiler doğrultusunda davacıya ödeme emri tebliğ edildiği ve maaşına haciz konulduğu, davacı vekilinin süresinde olmayan itirazı ile dosya borcuyla ilgisinin olmadığını, borçluyla isim benzerliği olduğunu bildirmesi üzerine alacaklı vekilinin talebiyle maaş haczinin fekkedildiği anlaşılmıştır.
Dava, haksız haciz iddiasına dayanmaktadır. Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Buradaki sorumluluk kusura dayanmamaktadır. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir. Somut olayda, davalının yaptığı haciz işleminin bir hakka (alacağa) dayanmadığı davacının maaşına isim benzerliği nedeniyle sehven haciz konduğu sabittir. Şu durumda davalılar, eylemlerinin sonuçlarından ayrıca kusurları da aranmaksızın sorumludurlar. Mahkemece, uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/12/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
....
KARŞI OY YAZISI
Dava; haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi BK 49. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin kötü niyetli ve kusurlu olduğu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. Somut olayda davalıların kötü niyetli oldukları kanıtlanmadığına göre mahkemenin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kararı yerinde olmuştur.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan dairemiz çoğunluğunun bozma kararına katılmıyorum. 02/12/2015