....
Davacı.... tarafından, davalı ... aleyhine 03/08/2012 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve adli yardım talepli olarak davalı tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalı ..., eldeki rücuen tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile ağırlaştırılmış müeebbet cezasına mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmiş, mahkemece, gerekçeli karar, yasal kısıtlı olan davalıya tebliğ edilmiş, hükmü davacı ile adı geçen kısıtlı davalı ... temyiz etmiştir.
Bu nedenle adı geçen davalıya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği araştırılmalıdır. Şayet bu işlem yapılmamışsa öncelikle yasal kısıtlıya bir vasi atanması sağlanmalı ve mahkeme kararı vasiye; “kanuni süre içinde mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde kısıtlı tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş (kabul etmiş) sayılacağı, temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” kaydını içerir biçimde tebliğe çıkarılmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
SONUÇ: Dosyanın gösterilen nedenle ve şekilde işlem yapılmak üzere GERİ ÇEVRİLMESİNE 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.