....
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ....... aleyhine 03/01/2013 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının .....su taşıyan yeraltı borularındaki kaçak nedeniyle taşınmazında ekili bulunan mısır mahsulünün zarar gördüğünü belirterek, uğradığı zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenerek, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının fabrikasına giden yeraltı hattında patlayan su boruları nedeniyle davacının mısır mahsulünün zarar gördüğü tespit edildikten sonra, mısır bitkilerinde dekara ortalama 1000 kg mısır elde edilebileceği, keşif tarihi itibari ile bir kg mısır fiyatının dört kuruş olmak üzere destekleme primi dahil fiyatının 61 kuruş olduğunun belirtildiği ve zarar hesabının belirlenen bu birim fiyatlara göre yapıldığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, zarar kapsamının dekara verim miktarı ve birim fiyat hususunun İl Tarım Müdürlüğü verileri araştırılmadan bilirkişinin belirlediği ve neye göre esas alındığı anlaşılmayan rakamlar üzerinden belirlenmiş olması ve birim fiyat belirlenirken bilirkişinin birim fiyatın üzerine eklediği destekleme priminin hangi hallerde ve ne şekilde ödeneceği hususları araştırılmadan karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle, yeniden rapor alınarak dava konusu zararın kapsamı ve miktarı belirlenmelidir. Hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak kurulan hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenler ile reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.