MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 24/06/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/12/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı, davalıların köy kahvehanesinde kendisi hakkında tefecilik yaptığından bahisle söylenti çıkardıklarını ve tefecilik suçundan mahkûmiyetine dair mahkeme kararını kahvehanenin camına asmak suretiyle kişilik hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Gerçekten davacı, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/11/2012 tarih ve E: 2011/475, K: 2012/892 sayılı kararıyla tefecilik yaptığı sabit görülerek 5237 sayılı TCK 241 gereği 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Karar temyiz aşamasında olsa da, davacıların bu kararı köy kahvesinin camına asmaları kişilik hakkını ihlal etmez.
Davalıların ... Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17/05/2013 tarih ve E:2013/208, K: 2013/759 sayılı kararıyla, davacıya hakaret ettikleri sabit görülerek 1.740 TL APC ile cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, kesinleşmiş ilam niteliğinde olmadığından hukuk hâkimi için bağlayıcı değildir.
Açıklanan nedenlerle davanın tümden reddi gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy