MAHKEMESİ: Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/12/2013
NUMARASI: 2012/188-2013/630
Davacı M.. F.. vekili Avukat A. K. tarafından, davalı A.. D.. aleyhine 23/03/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının Konya 3. Aile Mahkemesi'nin 2008/312 Esas, 2009/223 Karar sayılı ilamıyla lehine hükmolunan tazminatın tahsili amacıyla aleyhine icra takibi başlattığını, davalının talebiyle traktörünün haczedilip muhafaza altına alındığını, Konya 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davanın lehine sonuçlandığını, anılan davada çiftçi olduğu için traktörünün mesleği için lüzümlu mallardan olduğundan haczedilemeyeceğine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, traktörünün muhafaza altında kaldığı süreçte maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının traktörünün muhafaza altına alındığı süreçte uğradığı maddi zararların kapsamı belirlenerek hüküm altına alınmış, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı, icra takibinden sonra kesinleştiği anlaşılan mahkeme kararına dayanarak icra takibi yapmıştır. Dolayısıyla, icra takibi haklı bir alacağa dayanmaktadır. Davacı, icra dosyası borcunu ödememiştir. Davalının alacağının icra takibine konulmasında ve dolayısıyla traktörün haczinde, davacı borçlunun da borcunu zamanında ödememesi sebebiyle kusuru söz konusudur. Şu durumda, mahkemece belirlenen maddi zarardan BK 44. maddesine göre uygun tutarda bir indirim yapılması gerekirken bu durumun düşünülmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava; haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davalı, Konya 3. Aile Mahkemesi'nin 2008/312 Esas, 2009/223 Karar sayılı ilamıyla lehine hükmolunan tazminatın tahsili amacıyla icra takibi yapmış, takibin kesinleşmesi üzerine de davacının traktörü üzerine haciz koydurmuştur. Davalının şikayeti üzerine İcra Tetkik Merciince bozma üzerine traktör üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Haczin kaldırılmasına ilişkin İcra Tetkik Mercii kararından da anlaşılacağı üzere haciz davalının, davacıya borçlu olmaması nedeniyle değil, davacının çiftçilikle iştigal etmesi nedeniyle İİK'nun 82. maddesinin 4. fıkrası uyarınca meslek ve sanatın icarası için gerekli alet edevat kapsamında kabul edilerek kaldırılmıştır. Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında İİK'nin 82/4 maddesinin uygulanması anlamında içtihat değişikliğine gidildiği de belirtilmektedir.
Dosya kapsamından davalının, mahkeme kararıyla hükmedilen alacağın tahsili için gerekli yasal yollara başvurduğu, bu bağlamda davacının traktörüne haciz koydurduğu sabittir. İİK'nın 84. maddesinde düzenleme altına alınan haczedilmezlik durumu, icra memurunca resen gözetilen bir durum olmayıp, borçlunun şikayeti üzerine değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Şu durumda davalının haczinin haksızlığından bahsedilemez. İlama dayalı borçlu konumunda bulunan davacının borcunu ödemediği gibi, birde haczin haksızlığından bahsederek tazminat istemesi MK'nun 2. maddesinde düzenleme altına alınan objektif iyi niyet kuralıyla bağdaşmaz
Açıklanan nedenlerle davanın tümden reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun kararına katılmıyorum.03/12/2014
Full & Egal Universal Law Academy