MAHKEMESİ: Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/02/2014
NUMARASI: 2012/503-2014/72
Davacı U.. M.. vekili A. D.. tarafından, davalılar N.. C.. vd. aleyhine 20/07/2010 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 19/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davaya Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde bakılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı Ö. K.. tarafından hazırlanarak sunulan mimari proje ve tadilat projelerinin kullanılmasına rağmen telif hakkının ödenmediğini, bu sebeple Ö.K. tarafından davacı idareye karşı açılan davanın, Ö.K.. lehine sonuçlandığını, davacı idarece ödeme yapıldığını, anılan projelerin telif hakkını ödemeden ve proje müellifinin muvafakatını almadan projeleri kullanan davalı memurların idarenin zarara uğramasına neden olduklarını ileri sürürerek zararın rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davaya bakma görevinin fikri ve sınai haklar mahkemesinde olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Görev, belli bir davaya, o yerdeki (il, ilçe) mahkemelerden hangisi tarafından bakılacağını belirtir. Açık kanun hükmü ile özel mahkemelerde görüleceği belirtilmemiş davalara genel mahkemelerce bakılır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (24.03.2005 tarih ve 188 sayılı) kararı ile İstanbul ve Ankara’da kurulup faaliyete geçmiş olan Fikri ve Sınaî haklar hukuk mahkemeleri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması, 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamelerinden kaynaklanan hukuk davaları için ihtisas mahkemeleri olarak belirlenmiştir. Eldeki dava, davalı memurların eylemi sonucu zarar gördüğünü iddia eden davacı idarenin açtığı rücu davasıdır. Yukarıda, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin görev çerçevesi çizilmiştir. Şu durumda, rücu davaları anılan mahkemelerin görev alanına girmemektedir. Rücu davalarına genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerince bakılır.
Mahkemece, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken; görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş; hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.