(2709 S. K. m. 129) (657 S. K. m. 13) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Adasarhanlı Köyü Muhtarlığı vekili tarafından, davalı H. S. aleyhine 9.10.2013 gününde verilen dilekçeyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14.1.2014 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı köy muhtarlığı, eski köy muhtarı olan davalının, muhtar olduğu dönemde köy tüzel kişiliği adına, dava dışı bir çiftçi hakkında başlattığı icra takibi sırasında takip borçlusu çiftçinin traktörünün haciz edildiğini, takip borçlusu çiftçinin, haciz edilen traktörünün satışına engel olmak için icra tehdidi altında takip konusu edilen miktarı icra dosyasına ödedikten sonra köy tüzel kişiliği aleyhine bu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti için dava açtığını, mahkemece takip borçlusunun, köy tüzel kişiliğine borcunun olmadığının belirlenerek menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine dava dışı bu kişi tarafından haksız icra takibi ve haksız haciz nedenine dayanılarak uğradığı zararın ödetilmesi için köy tüzel kişiliği aleyhine tazminat davası açıldığını, mahkemece, tazminat davasının yargılaması sonucunda köy tüzel kişiliği aleyhine tazminata karar verildiğini, bu kararın da onanarak kesinleştiğini ve bu mahkeme kararına dayanılarak köy tüzel kişiliği aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, mahkeme kararı gereğince hükmedilen tazminatın köy bütçesinden icra dosyasına ödendiğini, kesinleşen mahkeme kararlarına göre davalı tarafından köy tüzel kişiliği adına yapılan icra takibinin ve bu icra takibi sırasında uygulanan haciz işleminin haksız olduğunun anlaşıldığını, davalının, köy muhtarı olduğu dönemdeki kusurlu eylemleri ile köy bütçesinin icra dosyasına ödenen tazminat miktarı kadar zarara uğramasına neden olduğunu belirterek uğradığı zararın davalıdan rücu yoluyla alınmasını istemiştir.
Yerel mahkemece, "Anayasanın 129/5 maddesi ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 13/1 maddesi gereğince köy muhtarının kusurlu eyleminden dolayı idare aleyhine dava açılabileceği" gerekçesiyle davanın husumettin reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı köy tüzel kişiliğinin, muhtar olarak görev yapan davalıdan görevi sırasında yaptığı işlemler sebebiyle uğranılan zararın rücuan tahsiline yöneliktir. Davalının sorumluluğunun dayanağı 818 Sayılı Borçlar Yasası'nın 41 ve izleyen maddeleri olup, davanın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Şu durumda yerel mahkemece, iddia ve savunma doğrultusunda gösterilen tüm deliller toplanmalı, kusur, sorumluluk, zarar miktarı yönünden gereken araştırma ve inceleme yapılmalı, davalının kusurlu eylemleri ile köy bütçesinin zarara uğramasına neden olup olmadığının, sorumluluğunun bulunup bulunmadığının araştırılması, değerlendirilmesi ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken açıklanan yönler gözetilmeden, diğer bir ifadeyle işin esası incelenmeden, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen sebeplerle bozulmasına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy