MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2013/79-2014/137
Davacı S.. A... vekili Avukat Tuğba tarafından, davalı İ.. M.. aleyhine 13/02/2013 gününde verilen dilekçe ile istirdat ve takibin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davalıya ödemiş olduğu 7.491,52 TL'nin davalıdan tahsili, Küçükçekmece 1. İcra Dairesinin 2011/6845 sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine dair verilen 27/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; davalı Müdürlükçe tahakkuk ettirilen yatırıma iştirak bedeline ilişkin alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takiplerinin iptali, menfi tespit ve istirdata ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı Müdürlükçe tahakkuk ettirilen yatırıma iştirak bedeline ilişkin alacağın, ödenen 7.491,52 TL'nin iadesi, dava konusu borca ilişkin senetler hakkında başlatılan Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2012/7302 esas ve Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2011/6845 esas sayılı dosyalardan borçlu olmadığının tespiti ve senetlerin iptali ve iadesi, ilgili senetlerin dava sırasında ödenmek zorunda kalınması halinde ödenen bedelin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 7.491,52 TL bedelin tahsili ile Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2011/6845 esas sayılı dosyasından davacının borçlu olmadığının tespiti konusunda hüküm oluşturulmasına rağmen, davacının Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2012/7302 esas sayılı dosyasına ilişkin talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. 6100 sayılı HMK 297/2. maddesi uyarınca; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Anılan bu düzenlemeye aykırı olarak karar verilmesi doğru bulunmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy