....
Davac.....İflas Masası İflas İdare Üyeleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/12/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 27/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yedieminin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, İİK'nın 358. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Mahkemenin, uyuşmazlığın esasına ilişkin önceki kararının, dairemizce görev yönünden bozulmuş bulunması karşısında; uyulmakla usuli kazanılmış hak oluşturan bozma ilamı nedeniyle, mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle yeniden bozma kararı verilemeyeceğine işaret edilmek suretiyle, temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle ONANMASINA 07/12/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
.....
KARŞI OY YAZISI
Dava yeddieminin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, dairemizin 16/06/2014 tarih ve 2013/10715 esas, 2014/9927 karar sayılı kararı ile mahkemenin görevli mahkeme olmadığı, icra tetkik merciinin görevli olduğundan bahisle bozulmuştur. Bozma kararından sonra mahkemece bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiş, bu kez bu karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Öncelikle çoğunluk görüşünün aksine görev konusu, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından birini oluşturmaktadır. Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. Bunun sonucu olarak taraflar yargılama sırasında görev itirazında bulunabilecekleri gibi Yargıtay'da ikinci temyiz incelemesi aşamasında mahkemenin hükmünü görev yönünden bozabilir. (04.02.1559 gün ve 13/5 sayılı İBK)
Somut olayda davacı, davalının haksız eylemine dayandığına göre yargılama yapma görevi asliye hukuk mahkemesine aittir.
Şu durumda davacı İİK'nun 358. maddesindeki düzenlemeye dayanarak icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurabileceği gibi genel hükümlere göre de dava açma hakkı olduğundan icra dairesinin görevli olduğu yolundaki onama kararına katılmıyorum. 07/12/2015
Full & Egal Universal Law Academy