MAHKEMESİ : Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2015
NUMARASI : 2009/278-2015/172
Davacı T.. Ş.. vekili Avukat B.. K.. tarafından, davalı E.. A.. aleyhine 13/02/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usluden reddine dair verilen 11/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kamu bankası, müfettiş incelemesi sonucu, davalının bazı hesaplardaki paraları kendi hesabına aktararak zimmet suçunu işlediğinin anlaşıldığını belirterek uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı, yapmış olduğu ödemeler ile davacıdan olan alacakları düşülerek zimmete geçen borç miktarın belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, davalının zimmetine geçirdiği paralardan dolayı ceza mahkemesinde yargılandığı, yargılama sonucunda suçlu bulunarak cezalandırılmasına, bankanın uğradığı zararın davalıdan tazminine karar verildiği ve kararın kesinleştiği belirtilerek, bu kararın eldeki dava için kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, A.. M.. 2009/21 esas, 2009/141 karar sayılı dosyasında; davalı E.. A..'ın zimmet suçundan cezalandırıldığı, bankanın uğramış olduğu .. TL zararın sanıktan tahsili ile müdahil bankaya verilmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ceza davasında bankanın zararının tazminine ilişkin verilmiş olan karar, eldeki dava için kesin hüküm niteliğinde değildir. Eldeki dosyada, zimmete geçirilen tutar ve bunun faizine ilişkin zararın ödetilmesi istenmektedir. Ceza mahkemesince hüküm altına alınan miktarın, davacının istemlerini tam olarak karşılayıp karşılayamadığı anlaşılamamaktadır.
Şu halde, alanında uzman bir heyetten hüküm vermeye elverişli bir rapor alınarak uğranılan zarar miktarı belirlenmeli, ceza mahkemesince hüküm altına alınan miktar gözetilerek tahsilde tekerrür olmamak üzere hüküm kurulması gerekmektedir. Bu hususlar gözetilmeden davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy