MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/10/2013 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yönünden reddine dair verilen 28/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, süresi içerisinde haciz ihbarnamelerine itiraz edemediklerini, aynı şekilde dava da açamadıklarını, bu nedenle icra takibinin kesinleştiğini, ancak icra dosyasının borçlusuna kesinlikle borçlarının bulunmadığını belirterek, icra dosyasının alacaklısına borçlu olmadıklarının tespini istemiştir.
Mahkemece, davanın .. ’nın 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olduğu kabul edilerek, 15 günlük yasal sürede açılmadığından bahisle, ön şart yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; Dairemizin 27/10/2014 tarih ve 2014/9437 esas, 13930 karar sayılı ilamıyla, davanın .. ’nın 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi ve hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmadığı, işin esası incelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında; davalı alacaklı .. vekili tarafından .. aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığı, davanın menfi tespit davası olarak genel hükümlere göre açıldığı kabul edildiğine göre, ilgili dosya borçlusu olarak görünen şirket ve .. aleyhine açılması gerektiği, zira iddianın genel olarak borçlu olunmadığının tespiti davası olduğu, icra dosyası alacaklısının davacıdan doğrudan alacaklı olduğuna dair bir iddiasının bulunmadığı, kendisine bu davada husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden davalı .. tarafından borçlular .. ile aleyhine ... 2012/16159 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takip kapsamında davacıya .. 89. maddesi uyarınca gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz edilmediği, üçüncü haciz ihbarnamesinin ise 21/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği, süresi içinde dava açılmadığı, bu haliyle takip kesinleşmekle davacının, takip borçlusu yerine geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacıya husumet düşmektedir. Davalı yönünden işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile husumetten red doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.