MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/09/2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki yapılan yargılamanın son oturumunda hüküm olarak; “Davanın kabulü ile, 51.118,00 TL'nin (30.082,00 TL'lik bölümüne 27/02/2006 tarihinde 11.470,00 TL'lik bölümüne 15/07/2008 tarihinden, 13.566,00 TL'lik bölümüne 07/07/2005 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” şeklinde karar verilmişken, daha sonra yazılan gerekçeli kararda; ''...davacının ödemek zorunda kaldığı tazminatlara ilişkin açtığı mevcut rücu davasında haklı bulunduğu ve ödediği toplam 55.118,65 TL'yi ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte talep edebileceği'' belirtilmiş, böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır.
Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Öyleyse karar belirtilen nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy