MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2013
NUMARASI : 2013/254-2013/682
Davacılar E.. A.. ve diğerleri vekili Avukat Hakan tarafından, davalı İçişleri Bakanlığı aleyhine 10/01/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacı İ.. A..'ın diğer temyiz itirazına gelince;
a- Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacılar, polis memuru olarak görev yapan murislerinin görevi esnasında içinde bulunduğu aracın kaza yapması sonucu öldüğünü belirterek meydana gelen maddi ve manevi zararlarının davalı tarafından tazmin edilmesini talep etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ödemeler ve bağlanan aylık nedeni ile davacı İ.. A..'ın bakiye maddi tazminat alacağı bulunmadığı gibi 2230 sayılı Yasa kapsamında ödeme yapıldığı için manevi tazminat talep etmesine de yasal olanak bulunmadığı gerekçesi ile davacı İ.. A.. yönünden davanın reddine, diğer davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı İ.. A..'a 5434 ve 3717 sayılı yasa gereğince bağlanan vazife malüllüğü maaşının peşin sermaye değeri hesaplanarak destekten yoksun kalma tazminatından düşülmüş ise de mahkemece davacıya bağlanan maaşın rücuya tabi olup olmadığı araştırılmamıştır. Yargılama sırasında zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince SGK'dan davacıya bağlanan gelirlerin rücuya tabi olup olmadığı ve rücu davası açılıp açılmadığı hususunun araştırılması, rücuya tabi olduğunun bildirilmesi durumunda ise hesaplanan tazminattan tenzili gerekmektedir. Açıklanan nedenle eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) Emekli Sandığı Yasası’nın 40. maddesinde bazı kamu görevlilerinin (asker, polis, gümrük memuru ve benzerleri) hangi yaş sınırında emekli olacakları ayrı ayrı belirtilmiştir. Buna göre kıdemli başpolis memuru, başpolis memuru ve polis memurlarının yaş hadleri 55'tir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda ise polis olan desteğin aktif çalışma yaşı 52 kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılmış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava dışı sigorta şirketi tarafından, dava konusu kaza nedeniyle davacı İ.. A..'a 200.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeyi, tazminat hesabı yapılan günden önce alan davacı, bu paranın tazminat hesabı yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacağından, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tazminat hesabı yapıldığı güne kadar olan getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenerek hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Mahkemece bu hususun gözardı edilerek davalı İçişleri Bakanlığı'nın daha yüksek bir tazminattan sorumlu tutulmuş olması doğru bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı İ.. A.. yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve davacılardan İ.. A..'dan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy