MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/04/2014 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya özürlü kardeşine evde bakmasından dolayı 2828 sayılı yasa uyarınca gelir bağlandığını, daha sonra yapılan denetimde davalının Haziran 2012-Ocak 2013 tarihleri arası başka bir işte sigortalı olarak çalıştığının tespit edildiğini, sigortalı olarak çalıştığı dönemde evde bakım görevini gereği gibi yerine getirmeyerek haksız olarak aylık aldığını, bu sebeple yersiz ödeme yapıldığını belirterek, yersiz ödenen tutarın iadesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının sigortalı olarak çalıştığı dönemde kardeşine bakmaya devam ettiği, aksine bir hususun iddia edilmediği, bakım ücretlerini kardeşi için kullandığı, sırf sigortalı bir işte çalıştığı gerekçesi ile ödenen aylıkların geri istenmesinin hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının gelir bağlanırken herhangi bir yanıltıcı beyanının olmadığı, ancak yapılan denetim sonrasında düzenlenen raporla davalı bakıcının yeni bir işe başladığından bakım hizmetinin sonlandırılması gerektiğinin rapor edildiği, söz konusu rapora istinaden bakım onayının 20/06/2013 tarihinden itibaren sonlandırıldığı, davalının sigortalı olarak çalıştığı döneme ait ödenen aylıkların ödenmesinin davalıya ihtar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda; 2828 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesindeki “ Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır.
Birinci fıkra ile belirlenen hane halkı gelir ölçütünü aşan gelir değişikliğinin tespiti hâlinde bu madde kapsamında yapılan ödemeler durdurulur ve değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte genel hükümlere göre takip ve tahsil edilir.” hükmüne göre, davalıyla birlikte aynı evde yaşayan ...'in sigortalı işte çalışması nedeniyle hanede yaşayan kişi başına düşen gelirin asgari ücretin 2/3'ünü geçip geçmediği hususunun usulünce araştırılması, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 24/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy