Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/12/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı çalışanlarına, "sosyal denge tazminatı" adı altında bir ödeme yapılması için başvurulduğunu, sözü edilen başvurunun reddi üzerine, bu işlemin iptali için esas sayılı dosya ile iptal davası açıldığını ve kabul ile sonuçlandığını, bu idari işlem çalışanlar lehine iptal edildiğinden, iş bu kararı emsal alarak, davalı idare aleyhine, kendisine ödenmeyen sözü edilen sosyal denge tazminatının tahsili için esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, bu takibe davalı idare tarafından itiraz edildiğini beyanla, davalının itirazının iptali ile lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı bir kamu tüzel kişisidir. İşlem ve eylemleri kural olarak kamusal nitelik taşır. Davalı kurumun emrinde görevli kamu görevlisi olan davacının, dava konusu edilen sosyal denge tazminatının niteliğinin belirlenmesi gerektiği savunulduğuna göre; istemin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde değerlendirilmesi gerekmektedir. İtirazın iptali davası sırasında, icra takibinin temelini oluşturan ve aslı da idari eylem olan alacağın varlığının ve kapsamının hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi kabul edilemez.
Diğer yandan, idari yargı yerinde "itirazın iptali" biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. Bu durumda, istemin idari yargı yerinde dava konusu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan icra takibi yapılmasına ve icra takibine itiraz üzerine adli yargı yerinden itirazın iptalinin istenmesine yasal olarak bulunmadığından, davacının istemi dinlenilebilir nitelikte değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası çözümlenerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olanan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 22/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy