MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 30/01/2014 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; mülkiyeti davacı kuruma ait olan 2 nolu lojman dairesinin 2006-2010 yıllarında talep olmasına rağmen sorumlu davalılar tarafından kurum çalışanlarına tahsis edilmediğini, mevzuat hükümlerine aykırı olarak boş bırakıldığını bu nedenle müvekkili kurumun 8.608,32 TL gelir kaybı ile birlikte bunun dava tarihine kadar işlemiş 3.493,72 TL yasal faizi ile birlikte toplamda 12.102,04 TL zarara uğratıldığını belirterek, uğranılan kamu zararının tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, lojman tahsisi için başvuruda bulunanların tayinlerinin çıkması ya da lojmanda kalmaktan vazgeçmeleri nedeniyle tahsis yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir .
Diğer davalı ...; lojman tahsisi konusunda yetkili ve görevli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Yerel mahkemece, davaya konu lojmanın mevzuat hükümlerine aykırı olarak boş bırakılması nedeniyle davacı kurumun davalılar tarafından zarara uğratıldığı, bilirkişi raporuna göre de gelir kaybının 8.608,32 TL olduğu kabul edilmiş, talep edilen 3.493,72 TL için ise faize faiz işletilemeyeceği gerekçede belirtilmiş, ancak hükümde bu talep konusunda olumlu-olumsuz karar verilmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2) numaralı fıkrasında; ''Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir'' şeklinde düzenleme mevcuttur.
Dava dilekçesinde, 8.608,32 TL asıl alacak ile dava tarihine kadar işlemiş faiz olarak 3.493,72 TL'den oluşan toplam 12.102,04 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Mahkemece kararın gerekçe kısmında; asıl alacak yönünden davanın kabülü gerekçelendirilmiş, işlemiş faiz talebi yönünden ise faize faiz yürütülemeyeceği belirtilmiş; hüküm fıkrasında, asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, işlemiş faiz talebine ilişkin olarak ise olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Davacının tüm taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken HMK’nın 297. maddesine aykırı biçimde işlemiş faiz istemine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyerek eksik hüküm kurulması doğru değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 21/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy