MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/11/2012 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Kanundan kaynaklanan rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının olay günü ehliyetsiz ve alkollü olarak araç kullandığı sırada polis memurları tarafından durdurulduğunu, gözaltına alınmak istenmesi üzerine görevli memura direndiğini, polis memuru tarafından davalıya kelepçe takıldığı sırada davalının kolunu kıvırması sonucu polis memurunun sol serçe parmağının kırıldığını, yaralanan dava dışı polis memuruna 2330 sayılı Kanun gereğince nakdi tazminat ödendiğini belirterek ödediği tazminatın rücuen tazmini isteminde bulunmuştur.Davalı vasisi, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her ne kadar olay tarihi esas alınarak hesaplama yapılmış olması doğru ise de, 2330 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerine uygun olmayan yöntemle, en yüksek devlet memuru brüt aylığının 60 katı esas alınarak hesaplama yapılmıştır.Şu durumda, rücunun kapsamının 2330 sayılı Kanun'un 3. maddesi esas alınmak suretiyle olay tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığının 100 katı tutarının iş ve gücüne engel bulunan her gün için %1 oranında yapılacak hesaplama ile belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine 28/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.