MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 23/12/2015 gün ve 2015/296-2015/15049 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine ve aynı Kanun'un 442/3. ve 4421 sayılı Kanun'un 2. ve 4/b-1. maddeleri gereğince takdiren 261,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine 07/06/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Temyiz aşamasında yazdığım karşı oy yazısındaki gerekçelerle kararın düzeltilmesi gerektiğini düşündüğümden ret kararına katılmıyorum. 07/06/2016
KARŞI OY YAZISI
Dava haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/76 esas 2009/62 karar sayılı ilamıyla davalının kendisine yönelik haksız saldırıyı defetmek amacıyla haklı savunmada bulunduğunu, bu nedenle davalının meşru görülebilecek heyecan ve telaşla meşru savunma sınırını aşmasından dolayı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve karardan Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 74 (818 sayılı BK'nın 53) maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de mahkumiyet ve maddi olgunun tespiti kararları ile bağlıdır. Hukuka uygunluk nedenlerinden meşru müdeafa sınırının kast olmaksızın aşılması halinde beraat hükmü değil TCK'nın 27/1. maddesine göre indirimli ceza verilmesi durumu söz konusudur.
TCK'nın 27/1 maddesindeki durum kusurluluğunu azaltan TCK'nın 27/2. fıkrasındaki durum ise kusurluluğu ortadan kaldıran bir nedendir. Buradaki hukuka uygunluk nedeni eylemi suç olmaktan ve haksız fiil olmaktan çıkartmaz. Şu durumda somut olaya bakacak olursak, davalının meşru savunma sınırları içerisindeyken subjektif nedenlerle heyecana, telaşa ve korkuya kapılarak meşru savunma sınırlarını aşması sonucu oluşan haksız eylemden doğan zarardan sorumlu olacağı bu nedenle karar düzeltme talebinin kabul edilmesi ve ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun ret kararına katılmıyorum. 07/06/2016
Full & Egal Universal Law Academy