MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 10/07/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/01/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 20.000 (yirmi bin) Türk lirası manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin karar Dairemiz çoğunluğunca onanmıştır.
Dosya kapsamına göre; davaya konu olay sırasında davalı ...'in sopa ile davalı ...'ın da araçtan aldığı ara kablosu ile davacıya vurarak basıt tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri, hayati tehlike, kemik kırığı, yüzde sabit iz gibi bir durumun olmadığı anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmünü içermektedir. Hükmedilecek olan manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının gerekçesinde manevi tazminatın miktarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Somut olayda; olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile özellikle davacıdaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebelecek nitelikte olması karşısında, mahkemece hükmedilen 20.000 (yirmi bin) Türk lirası manevi tazminatın çok fazla olduğu düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.24/01/2018
Full & Egal Universal Law Academy